Takılarımın Dili Olmalı

Takılarımın Dili Olmalı

Sustuğumda aslında konuşuyorum. İç sesim dudaklarımdan çıkan cümlelerden çok daha keskin, çok daha sert ve kendinden emin. O zaman diyorum biz ikiyüzlüyüz. Ama susmak ya da karşındakinin anlayacağı şekilde konuşmak en doğrusu. Senin iç sesini bir duysa anlamayacak ya da anlamak için gayret göstermeyecek. Peki, sadece iç sesim mi var? Ya bir de giydiklerim. Onların dili yok mu? Hele bir de taktıklarım. Onlar ne çok gürültülü ah bilseniz. Kimseyi dinlemez, duymaz ve hep bildiğini okur. Yakışıp yakışmaması ya da giydiklerine uygun olup olmamasının önemi yok. Hem kime göre, neye göre oluyor ki? Sen oldurduktan sonra gerisinin ne önemi var? Takılarım! Ah bir dili olsa diyorum.

tarzımSalopet spor elbisenin içine klasik bebe yakalı gömleği kim giyer ki? Üzerine bir de taşlı kolyeyi kim takar? Siz bir de ayaklarıma giydiğim beyaz spor ayakkabılarımı görmelisiniz. O da yetmiyormuş gibi siyah ceketimle klasiğin ve sporun dibine vurduğum her gün mutlu muyum? Evet, mutluyum. Bu benim özgür tarzım. Sadece bana ait ve içinde kendim olduğum parçaların sizce dili yok mu? Onlar, ben sustuğum yerde konuşanlardır.

günün kombinleriModanın kuralları ve şaaşalı dünyasına isyan eden bir yanım var tarzımın. Sevmiyor kurallara sığdırılmış kadınları ve hep rüzgarı tersine çeviriyor. Siz sanıyor musunuz giydiklerim sadece birkaç üst baştan ibaret! Tıpkı Paris’in söylediği gibi “Paris moda yapar diğerleri üst baş”. Birkaç üst başın dili olsa diyorum konuşsa her şeyi ve o modanın zorlu kurallarına isyan etse. Çoktan etti de herkes o isyan cümlelerini okuyabilir mi? Bilinmez. Takılarımın dili olsa ne çok konuşurdu.

Bir önceki yazımız olan Günün Ebrusu Papatya Çiçeği başlıklı makalemizde biristek, ebru atölyem ve papatya ebru hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir