RESİM VE TASARIM YAPMAK ARASINDAKİ FARK

RESİM VE TASARIM YAPMAK ARASINDAKİ FARK

Başak burcu kadını olarak el becerisi çok yüksek olmanın daima avantajını yaşarım. Dikiş, nakış, mutfak gibi alanlarda ne kadar iyi olsamda ilkokul yıllarında resim yeteneğinden bir o kadar mahrumdum. Boyama ve baskı derslerini sevsemde slüet çiziminde berbat işleri çıkartmak konusunda oldukça başarılıydım. Her şeyden daha ötesi “cin ali” serisindenki o ince bacaklı çöp adam kadar insan çizme yeteneğim vardı. Gel zaman, git zaman ilkokulda iş eğitimi, ortaokulda el sanatları dersi bana Hazır Giyim, Moda Tasarım gibi bölümleri seçmemdeki en büyük etken oldu. Öyle ki; dünya dursa bu bölümlerden başka bir şey yokmuş düşüncesiyle hareket ederek Liseyi meslek lisesinde okumaya karar verince gittiğim okulda “Tekstil Konfeksiyon” bölümüne giriş yaptım. İlk sene Hazırlık ve ardından gelen dikiş, kalıp, tasarım dersleri ile mesleği tanımaya başladık. Benim için “stilist” dersleri çok önemliydi. Elbette biz Hazır Giyim bölümü olduğumuz için tasarım derslerinden çok kalıp dersleri aldık. Yinede “stilist” derslerimiz vardı. Dersler giderek ilerledikçe gelecekte stilist olma düşüncesi sardı beni… Bir gün evde otururken annemle ablama dedim ki; ben stilist olacağım. Onlarda bana, senin “resim” yeteneğin yok olamazsın ki dediler. Tam o sırada farklı yollar ararken ilerleyen yıllarda Resim ve Tasarım arasındaki farkı çok iyi anlamaya başladım. Şöhler denen bir kağıt  vardır ve çizimlerimizi genelde ona aktarırız. Boyaması, renk vermesi harika ve fiyatı biraz yüksek bir kağıttır. Öğrendiklerimden yola çıkarak çizim yapıyorum ve kloş kesimli sivri yakalı bir elbise çizdim. Bu çizimimle üniversitede okurken part time çalışmak için bir moda evine başvuruda yaptım. Sahibi bir erkekti. İlginçtir ki; moda evlerinin sahipleri hep erkek olur. Neyse… Adam çizimimi görünce bana altın vuruşlu soruyu sordu. Resim yapmakla tasarım yapmak arasındaki farkı anlatsana bana dedi. Tam on ikiden vurulmuştum o an… Çünkü sürekli bir şeyler yapıyorum, araştırıyorum ama bize verilen eğitimin eksikliği ile her şey yarım kalıyor. Elbette bazı şeyler tecrübe edinerek öğreniliyor ve daima kalıcılığı yüksektir. O gün yaşadıklarımı şu satırlarımı yazarken bile canlı canlı hatırlıyorum. Beyfendinin bana bu soruyu sormasının tek sebebi ucu sivri olan bedene takma yakayı havaya kaldırarak çizmiş ve hakim yakalı uçan bir sivri görüntüsü almıştı. Şuan bunları yazarken tebessüm edişimi görmenizi isterdim. Sadece birkaç dakikalık konuşmamız “Tasarım yapmanın” önemini araştırmama yöneltti. Birçok kişide bana aynı soruyu soruyor. Moda tasarımcı olmam için iyi çizim yapmam gerekiyor mu? diye… bende elimden geldiğince işi anlatmaya çalışıyorum Tasarımda berbat çizsen bile tasarımı iyi anlatman gerekiyor. Piyasada çizim yapamayan birçok stilist vardır mesela… Tasarımda önemli olan bir kıyafetin nasıl dikildiğini bilmektir. Dikiş dikmiyor olsanız bile teknik bilinmesi şarttır. Bedenden çıkan yakalar, bedene takılan yakalar, bedenden çıkan kollar, bedene takılan yakalar, süsleme teknikleri, asimetrik kesimler gibi… Bunları bilen bir kişi kağıda dökmek istiyorsa çok iyi çizmesine gerek yok. Önemli olan tasarladığını karşı tarafa anlatabilmesidir. Zaten birçok stilist çizim yaparken ayrıntıları kenarlarına yazmayı ihmal etmez. Sadece kıyafette geçerli değildir. Tasarım derken bir araba tasarlanacaksa eğer arabanın parçalarını ve o parçaların nerelere yerleştirilmesini bilmektir önemli olan… Ancak resim yaparken karşı tarafa kusursuz bir görsel sunmanız gerekiyor. Dokusuyla, ışığıyla, gölgesiyle hayran bırakmalısınız. Bu yüzden resim yaparken çiziminiz mükemmel olmalı, tasarım yaparken tasarımınız adeta konuşmalı. Bir işin tekniğini bildikten sonra tasarımı mükemmelleştirmek kişide biter. Teknik zordur, tasarım yapmak tekniğe göre daha kolaydır aslında… Bu yüzden biz Giyimci ve Moda Tasarımcılar kalıp çıkartırken teknik kalıbı önemser, daha sonra tasarladığımız kıyafeti kalıpta sadece model uygularız. Peki, artistik çizim yapıyorlar, onlar çok güzel oluyor, biz öyle yapamaz mıyız? diye sorarsanız. Ben her şeyin yetenek olduğuna inanan biri değilim. Kişinin hayal edip hedef odaklı çalışması sonrası yeteneksiz olduğu her noktada başarılar elde edeceğine inanırım. Çünkü ben silüet çiziminde çok başarısızken kendi silüetini oluşturup artistik çizimler yapan biriyim. Okuldan aldığım eğitim, sürekli etrafımı gözlemlemem ve üniversitede okurken ekstra olarak “olgunlaşma enstitüsü moda tasarım” kursuna katılarak bu işi böylece başarabildim az ya da çok… 2 sene boyunca sizi sıfırdan “Temel sanat eğitimi” ile başlatarak silüet çizimine kadar gitmenizi sağlayan bir eğitim sistemine sahip olgunlaşma. Ancak burada yine sizin istemeniz gerekiyor. Derslerde yanımda güzel sanatlar fakültesi heykeltraşcılık bölümünü okuyan bir arkadaş vardı. Bir insanın çizimi bu kadar mı güzel olurdu. Onun elini takip ettim çizerken, bel kıvrımlarını, boyun yapısını, basen çizgisini, bacak boyunu, silüeti çizerken giydirmesine kadar sürekli gözlemledim. Bu nokta kesinlikle çok önemli bazı şeyleri gözlemlerkende öğrenebilirsiniz. Elbette o arkadaş kadar süper silüet çizimlerine sahip değildim. Ancak, orantılı silüet çizerken kıyafeti giydirmek artık benim için yeterliydi. Zaten hocalarımız bu senin silüetin  yeter dedikten sonra tasarım kısmı beni ilgilendiriyordu. Bana kloş etek çiz, hakim yaka çiz ya da kimona kol çiz deseler sadece birkaç dakikamı alır. Biz Moda Tasarımcılar için önemli noktada burasıdır zaten. Resim ve Tasarım yapmak arasında ciddi bir fark olduğu için geleceğin Moda Tasarımcıları olarak stilist derslerine hazır mısınız? 😉

Bir önceki yazımız olan MODANİSA YEMEĞİNE KATILAMAMA SEBEBİM başlıklı makalemizde daveti, iftar ve katılamama hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir