Her Şeyin Başı Blog

Her Şeyin Başı Blog

Yine güzel bir şey keşfettim. Ama bu defa harika bir kitap o halde iyi seyirler. Pardon iyi okurlar 🙂 Bundan birkaç sene öncesine kadar facebook sayfamı ilk açtığımda tek amacım yaptığım el emeği ürünlerimi satmaktı. Gel zaman git zaman giyim üzerine dışarıda butik açan bir bayanla tanıştım telefon aracılığla. Bana tek söylediği şey şu oldu. Neden facebook ile vakit kaybediyorsun blog bu işin en önemli yeri dedi. Ve ben o süreye kadar blogların varlığından haberim var ama bu kadar etkili olduğundan haberim yok. Aslında bir blog açmak istiyordum ve bunu ürün satmak için değil tekstil ve moda tasarım üzerine aldığım eğitimi burada paylaşmak içindi. Nasılsa moda tasarımcısı olamadım bari bu aldığım eğitimi aktarabileceğim bir yer olsun diye düşündüm. Elbette biraz insanın kendi egosunu tatmin etmesi var işin içinde. Sonuçta 12 yaşından beri bu meslekte karar kılmışım ve vazgeçmemişim. Bu yüzden bir blog oluşturmayı çok istiyordum. Geçen sene modanisanın vermiş olduğu blogger akademiye başvurdum. Bu bir ilkti. Akademik olarak blog eğitimi verilecek ve 40 kişi ücretsiz olarak 5 hafta cumartesileri eğitim alacak. Kazananlardan biri olunca çok sevinmiş ve artık online eğitim verebileceğim sayfam olacaktı. Ki ben daha fazlasını kazandım. Akademide öğrendiğim en önemli ayrıntı blogların sosyal medyanın kalesi olduğu. Peki, blogların bu denli önemli olduğunu kavrayabilmek için ne yapmalıyız? Salih Seçkin Sevinç‘in Her şeyin başı blog adlı kitabını hemen temin edin ve okumaya başlayın.

Yazarın kafamda dank eden cümlelerden birisi “Huzur blogda” oldu. Bir bloğunuz yoksa üzgünüm internette pek varlığınız yok diyor. Peki, bu niçin böyle diye soracak olursanız. Kısaca yazarın notlarından özet geçeyim. Facebook zaman tünelinde bir eğlence yeri, twitter anlık deşarj olma alanı, İnstagram’da bir yere işaret koyduğunuzda geri dönme şansınız neredeyse imkansız denecek kadar az, Pinterest’e güzel fotoğrafların paylaşıldığı yer. Yani paylaşılan her şeyin kalıcılığı, geri dönme şansı oldukça düşük. Sadece o anlık bir şey gerisi yok. Ancak bir bloğunuz olursa hem ziyaretçi çıktığında tekrar giriş yaparak istediğini bulabilecek, hem de anlık değil kalıcı paylaşımlar olacak.

Diğer dikkatimi çeken nokta ise; hikayemi anlatmak istiyorsunuz buyrun bloglara yazınca dank etti kafama ama ilerleyen satırlarda… 2.5 seneye yakındır online sitelere makale yazıyorum. Benden asla yazar olmaz derken şimdi hangi bloglara yazılarım gitti gerçekten bilmiyorum 🙂 Bildiğim bir şey var ki; makale yazmakla kendi bloğunuzu yazmak çok farklı. İlk zamanlarda çok düz yazı gibi yazarken şimdi tamamen hikayeleştirerek yazmanın keyfini çıkartıyorum. Yazar diyor ki; “Bloggerlar hikayelerin gücünü keşfedince bir daha asla bırakmazlar” benim durumum tam da bu cümleyi özetliyor. Her ne kadar mantıklı olursak olalım bloglar hikaye yönümüzü ortaya çıkartıyor ve yazması çok keyifli 😉

Bu yazdıklarım kitabın ilk cümleleri… Kitabın tamamını özetlemeye kalkarsan yazarın emeğine haksızlık olur. Ben diyorum ki; tüm bloggerlar bu kitabı okusun, okuyanlar okumayanlara tavsiye etsin. Hatta başucu kitabınız olsun. Çünkü bloğunuzu ihmal ettiğinizde sayfanın herhangi bir yerini açıp motive olacaksınız. O halde ne diyoruz “iyi bloglamalar”. Salih Seçkin Sevinç’e bu kitabı için teşekkür ederim.

Bir önceki yazımız olan Nokta Çalışması başlıklı makalemizde biristek, dersleri ve eğitim hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir