Fatıma Aliye Topuz’un Kadın Mücadelesi

Fatıma Aliye Topuz’un Kadın Mücadelesi

Tarihi derinliklere inelim biraz. Geçmişin izlerinde yürüyelim. Kültürlerle buluşalım. Yaşadığımız toplumsal zeminde verdiğimiz mücadelinin izlerini bulmaya çalışalım. Mücadelenin yanı sıra biraz olsun toplumda birey olarak gelmiş olduğumuz seviyeye bizleri kimler taşıdı? Kadın mücadelelerinin arkasında bir anlık değişimlerin olamayacağını tarih bize hep söyledi. Aslında toplumlarda kadın sorunundan ziyade, her toplumsal zeminde mutlaka çözümlenmeyi bekleyen sorular vardır. Çünkü hiç kuşkusuz hayat bize sorularla verildi, çözelim diye… Biri çözülürken yeni bir soru başlar ve tekrardan arayışa girersin. Bu hep böyle sürdü ve böyle de devam edecek. Ancak hayat mücadelesinde en çok ezilen, hep güçsüz bırakılanlar oldu. Bunlardan birisi hiç kuşkusuz kadındı. Bugün çözülen sorunlar gelecekteki toplumlarda sorun olarak karşılarına çıkacak. Kısacası Türkiye’de ve Dünya’da verilen kadın mücadelelerinin başlangıçları bir günlük mesele olmadığı kaçınılmazdır. Bugüne kadar kadınlar genel olarak batı dünyasının kadınlarını konuştu. Oysa ülkemizde kadın hareketlerinde büyük bir mücadele veren kadınlar vardı.

fatmaaliye03

9 Ekim 1862 yıllarında Osmanlı döneminde dünyaya gelen Fatma Aliye Topuz‘dan bahsetmek istiyorum. Mecelle’nin sahibi hukukçu ve devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa‘nın kızı olarak İstanbul’da dünyaya gelir. Genellikle kendisine özel eğitim verilmediği geçiyor. Burası biraz tuhaf. Ahmet Cevdet Paşa gibi aydın birisinin ve özellikle 3 dil bilen kızına eğitim aldırmaması olamayacağını göstermektedir. Ağabeyine verilen özel dersleri kapı ardında dinleyerek kendini geliştirdiği tarihte geçiyor. Fransızca diline olan merakından dolayı özel ders alarak ilerletmiştir. 17 yaşında Gazi Osman Paşa’nın yeğeniyle evlenerek dört tane kızı olur. Fatma Aliye Hanım okumaya aşık bir insandır. Ancak eşi bu konuda izin vermez. Evliliğinin 10 senesi boyunca gizli olarak kitap okumalara devam eder. Ardından eşinin tutumu değişince tercümeler yapar. Meram adlı tercümesi olan kitabından sonra babasının ondaki yeteneği keşfetmesi üzerine babasından özel dersler almaya başladı.  Osmanlıda o dönemde bir kadının böylesine mücadele vermesi Ahmet Mithat Efendi tarafından takdir edilerek dönemin gazetelerinden olan Tercüme-i Hakikatta övgüler aldı. Kendisini manevi kızı olarak kabul etti.

Fatma-Aliye-Hanım-203x300Fatma Aliye Hanım manevi babası olan Mithat Efendi ile mektuplaşarak bu mektuplar kitap haline geldi. Bitmek bilmeyen öğrenme aşkını sürekli yazan Aliye hanım boşanma konusunda kadınlarında hakkı olması gerektiği gibi çeşitli mücadelelerde yer aldı. En önemlisi Fatma Aliye Hanım iken soyadı kanunundan sonra Fatma Aliye Topuz olarak tarihe geçti. Kız kardeşi Emine Semiye ilk feminist kadınlar arasında yer alsa bile Fatma Aliye hanımı unutmamak gerekir. Kadın hareketlerinde kadınların hakkını sonuna kadar savunabilecek kadar döneminde büyük bir cesaretle mücadele etmiştir.

fatmaaliye

2009 senesinde 50 liralık banknotların arkasına fotoğrafı basıldı. Tarihe ilk kadın romancımız olarak geçen Fatma Aliye Topuz‘a vefa borcu ödenemese bile günümüzde aldığımız hakların ardında müthiş bir mücadelenin olduğunu unutmamak gerekir. Elbett bu mücadele hep devam edecek. Ancak benim kendime sorduğum sorulardan birisi şudur; Fatma Aliye Topuz mu? daha mücadeleci yoksa biz mi daha mücadeleciyiz? Mücadele sloganlarla değil icraatlarla olabileceğinin en somut örneklerindendir. Taleplerini dile getirdiğinde baskı görse bile geri adım atmayan ama sessizce bekleyerek sürekli yazan bir kadındır.

Not: Kendisinden uzun uzadıya bahsedecek ve kitaplarını paylaşacağım. Zira tek bir yazıya sığdırılacak ve yüzeysel geçilecek icraatları yok. İlk kadın romancı olması, gazetede yazı yazması, kadın derneğine üye olması gibi çeşitli mücadelelerini anlatacağım.

Bir önceki yazımız olan Ebru Kursu Kayıt başlıklı makalemizde ankara, ebru kursu ve vahide ciftci hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir