DÜZENLİ BİR YAŞAM TARZI

DÜZENLİ BİR YAŞAM TARZI

Kendimizle birlikte etrafımıza baktığımız zaman sürekli bir diyet ve spor yapma modundayız. Fakat nedense yapma modundayız ancak hiçbir icraat yok. Her pazartesi diyete başlanır “lafla” sonra karnımız sağlıksız bir şekilde tıka basa doyunca acil kilo vermem gerek sözleri hiç düşmez ağzımızdan. Tükettiğimiz yiyecekler sağlıklı iken sürekli bir kilo alıyor ve vermekte zorlanıyoruz. Ülke olarak Avrupa ve Amerikaya göre fazlasıyla sağlıklı gıdalarımız var. Her ne kadar Genetiği ile oynanmış olsa da… Peki, neden sürekli kilo alıyoruz ve neden veremiyoruz? İlk sebebi hareketsiz bir nesil haline geldik bu çok normal eskiyi düşünerek ah vah tüh edip kıymetini bilemedik demenin bir anlamı yok. Yaşadığın dönemde sana sunulanları hayatına göre düzenleyip öyle yürümek zorundasın. Teknoloji ilerledikçe kısıtlanan hayatımızla birlikte kendi hareket alanımızı kısıtlar olduk. Bu noktada bir zahmet kendimizden başka kimseyi suçlamayalım. Hareketsizliğimizin yanı sıra düzensiz yaşam tarzı metabolizmamızı da düzensiz çalışmasına sevk ederek kilo almamızı kolaylaşıyor. Çok hareket ettikçe o kadar yorulacak ve sürekli her yerimiz ağrıyarak hasta olacakmışız gibi geziyoruz. Dahası sürekli bir uyku modunda gezen bir nesil ve her şeyden bıkmış toplumla karşı karşıyayız. Unutma o topluma sende dahilsin ve önce kendini sorgula! Öncelikle sporu kilo vermek için canımız istediğinde kullanacağımız bir araç haline getirmekten vazgeçerek başlayalım. Ülkemizde şahsım adına da söyleyim spor yapmayı sadece kilo vermek olarak kullanıyor ve biraz kilo verince hemen sevinerek gevşeyerek sporu bırakıyoruz. En büyük yaptığımız hatalardan birisi sporu kilo vermek olarak kullanmak. Öyle ki; kilolu, tombul teyzeleri yürüyüşte gördüğümde bana bakarak kızım senin ne işin var diyecek kadar yalnış kullanıyoruz sporu… Not: çok zayıf değilim. hatta boyuma göre epey fazlam var kimse inanmasada 🙂 Hareketsiz bir yaşam tarzımız var dediğimize göre spor bir her insanın yaşam tarzı olmalıdır.

spor ayak                                                                           zinde kalmak için spor yapmak;

Haftanın 7 günü ağır bir şekilde spor yapmak değil benim amacım. Az ya da çok zinde kalmak için muhakkak spor yapmaya özen göstermek gerek. Spor yapmak için peki, spor merkezine gitmeli miyiz? Kesinlikle her faaliyetimizi ortamında yapmak verimi artırır. Sizinle birlikte spor yapan kişiler olduğunda motive oranınız yükselecektir. Üstelik bir hoca eşliğinde yapmanız çok daha iyi olacaktır. Spor merkezlerine ücret ödemek zorundayız diye düşünüyorsanız. Artık her şey eskisi gibi değil. Spor zengin adamın yaptığı bir araç olarak görmekten vazgeçmeliyiz. Belediyeler bu konuda ciddi anlamda çalışıyor. Elbette küçük şehirler büyük şehirlere oranla çok fazla kısıtlı bu konuda. Ben bu noktada biraz fazla şanslı olanlardanım. Ama, şunu unutmayın herkes kendi şansınız kendi yaratır. Evinizde bile istedikten sonra birçok egzersiz ve düzenli beslenmeyle hayatınızı daha kaliteli yaşarsınız. Yürüyüş yolları ve spor aletleri çoğalmışken bahaneler üretmenin bir anlamı yok ya da benim gibi 12 ay boyunca sadece 100 tl ödeyerek haftanın 4 saat sporundan ve diğer kurslarından yararlanma şansınız varken lütfen bahaneler üretmeyin. Bu noktadan sonra böyle imkanları kullanmıyorsanız tembelliğinizi hiçbir şeye yüklemeyin. Üstelik gittiğim Hanımlar Lokali ile aramda gidiş geliş 4.5 kilometre mesafe yüremek zorundayken birde günlük 2 saatlik spor yapma şansım varken geçen sene en büyük tembelliği kendim yaptım. 2013 kış ayında havalar soğukken bile gittiğim spor merkezinden aldığım verimi anlatsam buraya sığmaz. Kilo vermenin ötesinde attığınız toksinler sayesinde cildiniz pamuk gibi oluyor ve sonuç; zinde kalarak yaşamanızı kaliteli bir noktaya taşıyorsunuz. Buraya daha çok şey yazarım bu böyle uzar gider. Şimdi, ne için spor yaptığınıza karar verin. Spordan sonra yeme alışkanlığımız.

beslenme                                                 Her şeyi yiyebiliriz aslında, sadece yediklerimizi doğru saatlerde ve ölçülü oranlarda

Sıkı bir kahvaltı metabolizmayı en çok harekete geçiren basit ancak birçoğumuzun atladığı detaydır. Sabah 7 ve 8 arasında yapılan kahvaltı metabolizmayı hareket geçirerek yağ yakmanızı sağladığını söylüyor uzmanlar. Gerçekten bol proteinli, yeşillikli yaptığımız kahvaltı insanı hem tok tutuyor, hem de zinde kalmamızı sağlayarak kilo vermemizi kolaylaştıyor. Benim gibi 11-12 gibi kahvaltı yapar erkenden kalkmazsanız elbette hızla kilo alırsınız. Aslında sabah erken kalkarak tükettiklerimle geç kalktığımda gün boyu tükettiklerim aynı ve neredeyse geç uyandığımda daha az oluyor yinede kilo vermekte zorlanıyorum. Bunun sebebi; metabolizmayı durma noktasına getiriyorum adeta…Ben genelde günü sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ile kapatan biriyim 3 öğün yiyemiyorum. Ancak ara öğünlerde meyve, yeşil çay yanına kuruyemiş yiyerek geçiştiriyorum. Gram gram diyet yapmak bana göre değil. Yemek kısmında sabah kahvaltısı erken olduğu kadar akşam 19:00’da yemek yeme işlemini bitirmeliyiz. Bu saatten sonra metabolizma yavaşlayarak yediklerimizi yakmayacak ve depo edecektir.

iyi bir uykuGece boyunca bebekler gibi uyumak varken sabaha kadar uyanık kalan şu gençliği anlamıyorum. Gündüz şiş gözlerle bakıyorlar dünyaya…

sleep                                                           Kaliteli gece uykusu kilo vermenin sırları içerisinde aslında…

Spor, düzenli beslenmeden sonra birde düzenli uyku kilo vermemizde çok önemlidir. Bazı insanlar var gündüz 12 saat bile uyusalar uykularını alamazlar. 3 saat bile gece uykusundan yararlanmayı asla unutmayın. Yine uzmanların söylediği gece 00:00’da muhakkak yatakta olun ve gece uykusunu düzenli olarak uyuyun. Saatlerce uyumak sizi zinde tutmayacağı gibi beyninizi uyuşturarak sersemleştirecektir. Gece 4 saat kadar uyumanız bile gün boyu zinde kalmanızı sağlar. Bunların hepsini denediğim için söylüyorum. Sabah erkenden uyandıktan sonra sıkı bir kahvaltı, akşam en geç 19’da yemek yeme işlemini bitirmem ve gece uyumam beni düzensiz yaşama tarzıma göre hep zinde tuttu ve kilo vermemi kolaylaştırdı. Tüm bunları buraya yazıyorum. Çünkü sizinle birlikte bende hayatımı düzenleyerek gideceğim. O halde; düzenli bir yaşama adım atmaya hazır mısınız?

Bir önceki yazımız olan RESİM VE TASARIM YAPMAK ARASINDAKİ FARK başlıklı makalemizde arasındaki farklar, eğitimi ve ilk ders hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir