Bir Devrim Kadını Coco Chanel

Bir Devrim Kadını Coco Chanel

Moda dünyası, kadın sömürüsü hatta tüm dünyayı sömüren bir sektör haline gelmiş olsa bile kendi döneminde Coco için söylememiz mümkün gözükmüyor. Çünkü Coco kendi döneminde erkek zihniyetine hakim olan tüm düşüncelere karşı durmuş bir kadındır. Günümüzde moda tasarımcısı olarak anılsa bile aslında Chanel kendi devrinde kadınlara zorla dayatılan kıyafetlere karşı devrim yapmıştır. Fransız kadınlarının nefes almasını zorlaştıran, vücut hatlarını toplu göstermek için kullanılan ancak her türlü hareket koşulunu zorlayan korseler içerisine hapsolmuştu. O dönemlerde sadece korselerden bahsetmek yeterli değildir. Kabarık, kat kat elbiseler, eldivenler, dantellerle süslenmiş görkemli şapkalar kadınların her türlü hareketine engel olan kıyafetlerle doludur. Kadını bir paket gibi gösteren bu kıyafetlerde elbette yine bir erkek zihniyetinin ürünü olduğunu söylemek mümkündür. Topuklu ayakkabılar, makyajlar, kabarık elbiseler, korseler kadının giyimine şart koşan bir zihniyettir. Böyle olması gerektiğini söyleyen ve daha gösterişli kıyafetler giymelisin diyen düşünceye karşı dik duruş sergileyen Chanel hiçbir kural tanımıyordu. Hareket alanını tamamen kısıtlayan dar korseleri giymeyi reddeden ve ata binerken pantolon giymeyi kabul ettirendir. Kadınlar o dönemlerde kabarık elbiselerle yürümekte zorlandıkları kadar at üzerine de binemiyordu. Chanele erkek çocuğu diyen kadınlar aslında içten içe ona özendiklerini zamanla dışa vurdular. Çünkü istediği gibi ata binebiliyor, ordan oraya koşturuyor ve davetlerde de giydiği sade elbiselerle dilediği gibi dans edebiliyordu. Bunu gören her kadın Chanelin aykırı gidişine alışık olmasa bile zamanla rahat gözüktüğünü itiraf eden kadınların varlığıyla birlikte artık devrimini gerçekleştirme dönemine girmiştir. Fransızlar şapka takan bir millet oldukları için Chanel onlara daha sade şapkalar tasarlamaya başladı. Böylece yavaş yavaş kendi tasarımlarıyla kadınlara yeni bir akımı başlatmış oldu. Kendi döneminde parası olmamasından dolayı modayı hiçbir şekilde takip edemeyen Chanel kendi devrimini yaparak tasarımlarını giydi. Böylece kravatlar, pantolonlar, spor ceketler tasarlayarak kadınların daha rahat giyinmesi gerektiğini kabul ettirdi. Elbette zamanla sevmediği ve hatta nefret ettiği düzenin bir esiri gibi gözükse bile o döneminin en dik duruşlu kadınıdır.

Coco Chanel’in Hayatı; Nerede doğduğu, kaç yaşında öldüğü, kaç kişiyle aşk yaşadığı, ailesinin kim olduğu  ve neler tasarladığının bizim için zerre önemi yoktur. Kendimce Chanel’i en çok sevdiğim yönü yaşadığı düzenin dayatmalarından sıyrılmasıdır.

Kendimden notlar;

  1. Her güne bir kıyafet giymek zorunda değilsiniz. Aynı kıyafete ufak hareketler katarak kendinizi yansıtın.
  2. Topuklu ayakkabısız kadın olmaz dayatmalarına inat ayaklarınızı sağlam basacak ve sizi rahat hissettirecek ayakkabılar seçin.
  3. Birileri için makyaj yapmak zorunda değilsiniz. Ne zaman istiyorsanız makyaj yapın, yapmayı istemediğinizde de kendinizi zorlamayın.
  4. Sırf vücudunuzu toplu gösterecek diye korseler kullanmayın.
  5. Kaşlarınızı birileri istiyor diye inceltmek ya da kalınlaştırmak zorunda olmadığınızın farkına varın.
  6. Kendi bedeninize uymayan ancak toplumun yarattığı güzel kadın algısı bedenine uymayın. 36, 38 beden kadın güzel değildir. Her kadın ve her insan güzeldir. Bu yüzden size uymayan kıyafetlere kendinizi zorla hapsetmeyin.

Kısacası; moda ve toplum size ne diyorsa tersini yapın. Biz kadınlar vücutlarımız ve giydiklerimizle bir yerlere gelmek zorunda değiliz.

Bir önceki yazımız olan Nokta Çalışması başlıklı makalemizde biristek, dersleri ve eğitim hakkında bilgiler verilmektedir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir